Dalgaların Taşıdığı Sessiz Çığlık


 Dalgaların Taşıdığı Sessiz Çığlık


Bugün ailem ile beraber sahile gidecektik. Çok heyecanlıydım. Annem, babam da çok heyecanlıydı. Annem ile sahil için sahil eşyalarını aldık, hazırladık. Babam da arabada bize korna çaldı. Ben koşa koşa arabaya koştum. Arabaya bindim. Annem sahil çantasını alıp geldi ve oturdu.

Arabada hiç yerimde duramadım. Sahile gidince çok eğleniyorum ama sahile gitmek için biraz yolumuz uzun. O yüzden arabada bir şey yapayımda zaman hızlı geçsin. Gözlerimi kapattım ve hayal dünyamın düğmesini açtım. Hayalimde pırıl pırıl bir denizde yüzüyorum.

Babam arabayı durdurduğunda kalbim yerinden çıkacak gibiydi. Kapıyı açıp kumlara fırladım ama ayaklarım suya değil, hışırdayan naylon poşetlere çarptı. Sahil, dalgaların kıyıya vurduğu çöplerle sanki ağır bir yorganın altına hapsolmuş gibiydi. Dalgaların sesi artık huzur vermiyor, sanki yardım çığlığı atıyor. Öğretmenimin "Dünya yaşanılamaz hale gelir." sözü kulaklarımda yankılandı. O an anladım o yardım çığlığını sadece ben duyuyorum.

Ben bağırdım "Anne baba ben sahildeki çöpleri toplayacağım." dedim. Çünkü hocam anlatmıştı. "Doğanın iklimi değişir, canlılara zarar gelir, dünya yaşanılamaz bir hale gelir." demişti. Annem dedi " Ama sana çöp poşeti eldiven lazım dedi." Arabaya gittim çantamdan piknikte yemek yemek için için yanımıza aldığımız eldiven ve poşetleri çıkardım. Karnımızı doyurmaktan çok daha önemli bir işim vardı doğayı korumak.

Bana sanki dalgalar, canlılar bağırıyor yardım edin lütfen ölüyorum diyor gibi geliyor. Hemen hiç vakit kaybetmeden çöpleri toplamaya başladım. Annem babam yardım ettiler. Sahile birden birkaç araba geldi herhalde onlar da yüzmeye geldiler dedim. Arabadan indiler her yeri çöp gördüler. Yanımıza yaklaşan amca, "Evladım, sen bu küçük ellerinle dünyayı kurtarıyorsan yalnız değilsin " deyip eline bir poşet aldı.

Sahili pırıl pırıl yaptık, teşekkür ettik ve evimize doğru yol aldık. Uyuma saatim gelmişti. Bin çöp topladık herhalde dedim. Yatağıma uzandım ve düşündüm.
"Acaba doğa da böyle kirleniyor mu?" diye düşündüm. Gözlerimi kapatırken aklımda bir proje belirdi. Sadece bu sahili değil tüm dünyayı temizleyecek bir fikir...

Ertesi sabah uyandığımda güneş odamı çoktan ısıtmıştı. Okulun olmadığı o uzun ve özgür yaz günlerinden biriydi. Hemen masama oturdum, aklımdaki projeyi kağıda dökmeye başladım. Büyük makineler ya da karmaşık sistemler yerine, herkesin yapabileceği bir şey bulmalıyım.

Hemen mahalledeki arkadaşlarımla dondurmacının önünde buluştuk. Onlara dün sahildeki sessiz çığlığı ve öğretmenimin sözlerini anlattım. "Bu yaz sadece yüzmeyeceğiz." dedim, "Denizi koruyan kahramanlar olacağız."

Planımız basitti ama etkiliydi. Her birimiz evimizdeki boş boya kovalarını ya da eski büyük kutuları topladık. Onları rengarenk boyadık ve üzerlerine büyük harflerle şunları yazdık:

Burası Balıkların Evi, Lütfen Çöp Atma
Deniz Size Teşekkür Ediyor
En Güzel Sahil, Temiz Sahildir

Bu kovaları mahalledeki abilerden yardım isteyerek sahildeki stratejik noktalara, güneşlenen insanların yakınlarına yerleştirdik.

Güneş batarken sahil pırıl pırıldı. Kuma uzanıp gözlerimi kapattım. Dalgaların o korkunç yardım çığlığı gitmiş, yerine huzurlu bir teşekkür sesi gelmişti.

O gece yatağıma uzandığımda çok mutluydum. Anladım ki; dünyayı kurtarmak için dev makinelere gerek yoktu. Bizim küçük ellerimiz birleşince doğa yeniden nefes almıştı. Artık dalgalar ağlamıyor, bizimle beraber gülüyordu.


Yorumlar