Bir gece bütün yıldızlar birden sönmüş. Dünya karanlığa bürünmüş, kuşlar yolunu şaşırmış, denizler sesizleşmiş. Sarayın en yaşlı baykuşu "Yıldız Tozu Çeşmesi kuruduğu için ışıklar söndü" demiş. Bunu duyan Lora hemen yola çıkmış.
Önce Gökkuşağı Ormanı'ndan geçmiş. Ağaçların yaprakları renk değiştiriyor, konuşan tavşanlar yol gösteriyormuş. Sonra Aynalı Dağ'a varmış. Dağın zirvesinde herkesin içini gösteren bir ayna varmış. Lora aynaya bakınca korkularını görmüş ama cesaretini de fark etmiş.
En sonunda Sessiz Deniz'in ortasındaki Yıldız Tozu Çeşmesi'ne ulaşmış. Çeşmenin başında kocaman bir gölge duruyormuş. Bu gölge, insanların unutulan umutlarından oluşmuş. Lora korkmak yerine cebinden bir mum çıkarıp yakmış. "Bir ışık, bin karanlığı yener." demiş.
Çeşme yeniden akmaya başlamış. Gümüş renkli tozlar göğe yükselmiş ve bütün yıldızlar yeniden parlamış. Dünya aydınlanmış, herkes sevinçle dışarı çıkmış.
Lora, saraya döndüğünde artık herkes onu Kahraman diye çağırıyormuş ama o sadece gülümseyip şöyle demiş: " En büyük sihir korkunca bile iyi kalabilmektedir."
Ve o günden sonra, geceleri gökyüzünde en parlak yıldız Lora'nın mumu gibi ışıldamış.🕯️
Yorumlar
Yorum Gönder