GÖLGESİYLE KONUŞAN ADAM

GÖLGESİYLE KONUŞAN ADAM


Bir gün yolda yürürken bir adamın gölgesiyle konuştuğunu fark ettim. Sokaktan geçen insanlar ona deli muamelesi ile zorbalıyordu. Ama adam gerçekten çok garipti; aslında hareketleri garipti, sanki gerçekten gölgesiyle konuşuyordu. Adam sanki gölgesine içini döküyordu. İnsanlar gözlerini dikmiş, ağzını yamultmuş, dik dik bakıyor ve aralarında fısıldaşıyorlardı. Adam gölgesiyle öyle konuşuyordu ki insanları fark etmemişti bile.
Akşam yatağımda yatarken o adam aklımdan çıkmıyordu. Ben onu ilk gördüğümde biraz korkmuştum ama düşüncelerimin beni yanılttığını sezdim. O an kendime çok kızdım çünkü belki de adamın başka bir derdi veya sıkıntısı vardı ya da belki konuşacak kimsesi olmadığı için gölgesiyle konuşmayı oyun haline getirmiş eğleniyordu.
Sokaktaki insanların ona öyle tuhaf tuhaf bakıp gülüşmesi içimi çok acıttı. Sırf bizim gibi davranmıyor diye birine "deli" demek ya da onunla dalga geçmek ne kadar kolay, değil mi? Ama bence asıl gariplik o adamda değil, onu anlamaya çalışmadan hemen dışlayan o insanlardaydı. Farklı olmak kötü bir şey değildir ki. Aslında komik olan şey de şu ki sanki biz hiç farklı ya da saçma şeyler yapmıyoruz. Sanki kendimiz dört dörtlükmüş gibi davranıyoruz ve kendimizi herkesten üstün görüyoruz. Şu an her ne kadar "ben öyle değilim" desen de bu hiçbir şeyi değiştirmez. Empati kurarsak, sen hayatında hiç kendi kendine konuştun mu? Ya da kendi kendine konuştuğunu fark ettin mi?
Şu an "hayır" diyemezsin çünkü bunu herkes yapıyor. Hatta birine kendi kendine konuşurken yakalandığını biliyorsundur da. Bu sana şu an saçma gelmez çünkü bunu sen yapıyorsun; ama o başkası olsaydı ve sen de onun yaptığını yapmış olmasaydın onu her şekilde yargılardın.
İşte hayat kimi yargıladığını bilmediği gibi kendinin de ne kadar saçma şeyler yaptığının farkına varmaz...

Yorumlar